Arama

7 Temmuz 2011 Perşembe

bir çay içimlik yazı...

çay; bazen, yanan gönlün yangınını dindirendir, bazen en serin ufuklarda yareniyle hemhal olmaktır...

kültürümüzün en oturaklı taşlarından birisidir çay. öyle ki daha küçük yaşlardan itibaren alışmaya başlar insanımız. belki bir özentidir ilk başlarda yetişkinlere. su ekleyerek yarım bardak çaya ve üfleyerek soğutulup çay kaşıklarıyla içirilir küçük çocuklara. çocukluk sonrasında ise bir zevk, bir tutku, bir bağımlılık, bir deşarj yöntemidir. tat alma duyumuz sanki çay ile gelişmiştir. sabah kahvaltısında, öğle arasında, ikindi vaktinde, yorgunluğun akıp gittiği akşam vaktinde çay vazgeçilmezdir; o yoksa noksandır her şey...

dost meclislerinin olmazsa olmazıdır. bir yanda kaynayan çaydanlık bir yanda sevginin tezahürünü sözlerle aksettiren ahbaplar vardır. kimisi köyden bahseder, kimisi şehirden; kimisi aşka dair, kimisi hicrana; kimisi paraya dair, kimisi evladına. herkese dert ortağıdır çaydır, herkese sevgidir. neyi hissediyorsa onu gösteren aynadır insana.

çay teranesidir aşkın.... aşk; semadan toprağa...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder